Çok genç kadınlar kalma

Genç kadınlar dikkat Erken yumurtalık yaşlanmasına dikkat çeken Dr. Özörnek, özellikle genç kadınların yumurta rezervlerini kontrol ettirmelerini ve üreme şanslarını koruma altına ... Özellikle pandemi döneminin bu tabloyu ağırlaştıracağı konuşuluyor. Genç kadın işsizliği genç kadınların yaşamlarına nasıl bir etkide bulunuyor? Neler düşünüyor, neler tartışıyor, neler talep ediyor kadınlar? Pandemi süreci, en çok genç kadınları hırpaladı diyebiliriz. En çok kullanılan gebe kalma pozisyonlarından biridir. Bu pozisyonda kadın dizleri ile erkeğin omuzlarına dayanır. Daha çok kilolu bayanların kullanması gerektiği bir yöntemdir bu yöntem sayesinde erkekten gelen spermlerin rahim ağzında birikmesi sağlanmış olur böylelikle gebe kalma olasılığı artar. Grombre adlı Instagram hesabı saçları beyazlayan kadınların ortak paylaşımda bulunduğu ve beyaz saçlarıyla ilgili yorumlarını paylaştığı bir platform oldu. Kadınlar, genç kalma ... Dünyada ve ülkemizde milyonlarca kişinin yıllara meydan okumasını sağlayan çok ünlü doktorlar Genç.. Anti-aging 355.708 26 yorum. ... Bu konuda zeytinyağının cilde faydaları kadınlar kulübü gibi platformlarda iyi ki konu ediliyor. Çünkü zeytinyağı cilt için tam bir yaşlanma karşıtı mucizevi.. İşte listemizdeki kadınlar da yaşlarından çok ama çok genç görünüyorlar. Onlar, Japonya’daki, 35 yaşın üstünde olmasına rağmen en fazla 20 yaşında gösteren kadınlar için kullanılan “cadı güzellik terimi”nin nedenini bizlere harika bir biçimde açıklıyorlar! Buyrunuz, yaşlarına asla inanamayacağınız 13 ... En çok kullanılan gebe kalma pozisyonlarından biridir. Bu pozisyonda kadın dizleri ile erkeğin omuzlarına dayanır. Daha çok kilolu bayanların kullanması gerektiği bir yöntemdir bu yöntem sayesinde erkekten gelen spermlerin rahim ağzında birikmesi sağlanmış olur böylelikle gebe kalma olasılığı artar. HAMİLE KALMA YÖNTEMLERİ İSE ÇOK İLGİNÇ. 19.yy'da büyük bir sığır salgını sebebiyle neredeyse yok olma aşamasına kadar gelen kabile, güneye hareket ederek, hayatta kalmak için ... Ne yazık ki, genç meme kanserli hastalarda hayatta kalma oranı, yaşlı kadınlar için olanlardan daha düşüktür. 200.000'den fazla kadına yönelik yapılan geniş çaplı bir araştırmada, 40 yaşın altındaki kadın meme kanserli hastalarda hayatta kalma oranları % 60’lar düzeyindedir. Çinli Kadınların Genç Kalma Sırları . 1.Çinli bayanlar güzellik ürünlerine çok fazla para harcıyor.Ortalama 300 dolar seçkin güzellik ürün markalarından ürünler alıyorlar. Güzellik ürünleri genellikle Kore, Japon ya da Avrupa’dan gelen ürünler.

Pontos Rumları: 19 Mayıs bizler için soykırımdır

2020.05.20 00:50 karanotlar Pontos Rumları: 19 Mayıs bizler için soykırımdır

19 Mayıs 1919’un Pontos Rumlarına yönelik soykırımın "en ölümcül darbesinin" başlangıcı olduğunu belirten Pontuslu Rumlar, bu tarihin aynı zamanda Kürtler, Aleviler ve diğer halklar için de soykırımı ifade ettiğini vurguladı.
İttihat ve Terakki yönetimi tarafından 1915’te bir buçuk milyon Ermeni ve 300 bine yakın Süryani’nin hayatına mal olan tehcir ve soykırımın son halkası Pontus Rumlarına yönelik gerçekleşti. Yunan tarihçi Konstantinos Fotiatis’e göre, 1914-1921 yılları arasında Amasya, Samsun ve Giresun’da 134 bin 78, Niksar’da 27 bin 216, Trabzon’da 38 bin 434, Tokat’ta 64 bin 582, Maçka’da 17 bin 479, Şebinkarahisar’da 21 bin 448 Rum, mübadele yollarında hayatını kaybeden 50 bin insanla birlikte toplam 353 bin Pontoslu soykırıma uğradı. Yine Fotiadis ve Pontoslu Rumlara göre, 1914’de başlayan sürecin en ölümcül darbesi 19 Mayıs 1919 tarihinde yaşandı. Bu tarihte Samsun’a çıkan Mustafa Kemal’in ilk olarak görüştüğü Sakallı Nurettin Paşa ve Topal Osman’ın Rum halkına yönelik saldırılarda ön planda olması bu iddiayı güçlendiriyor.

Pontoslu Rumlar, soykırımın yıldönümü olarak kabul ettikleri 19 Mayıs'a ilişkin konuştu.

SON ETABIN BAŞLADIĞI TARİH

Trabzon Maçkalı olduğunu belirten yazar Tamer Çilingir, hep farkında olduğu Rum kimliğini kabul etmesinin 40’lı yaşlarında olduğunu ifade etti. Okudukları okullarda ve çevrelerinde yıllarca Rumların "kötü ve hain insanlar" olarak anlatıldığına değinen Çilingir, "Türklük ise en ‘yüce’ değerdi" dedi.

Çilingir, Pontos Rumlarına yönelik soykırımın, Süryani ve Ermenilere yönelik soykırımdan bağımsız olmadığı gibi Trakya ve Küçük Asya Rumlarına yönelik soykırımdan da bağımsız ele alınamayacağına dikkati çekti. 19 Mayıs 1919’u söz konusu projenin "son etabı" olarak nitelendiren Çilingir, Pontos’ta bu tarihe kadar 150 binden fazla insanın katledildiğini söyledi. 19 Mayıs’ın resmi ideolojide ise "emperyalizme karşı bir kurtuluş savaşının başladığı tarih" olduğunu belirten Çilingir, “Ortada bir ‘milli mücadele’ de yoktur. Emperyalist paylaşım savaşının mağlubu Osmanlı’dan geriye kalan topraklardaki iktidar mücadelesi modern, batıcı ama Müslüman kimlikli bir kapitalist devlet olarak ayakta kalma çabasıdır” diye belirtti.

KATLİAMLAR TARİHİ

“Yüz yıllık cumhuriyet tarihi de baskı, zulüm ve katliamlar tarihidir” diyen Çilingir, "kanlı tarihin" başlangıcı olan 19 Mayıs’ın sadece Rumlar açısından soykırımı ifade etmediğini kaydetti. 100 yıl boyunca zulüm ve katliamlara uğrayan Aleviler, Kürtler ve Lazlar için de aynı anlama geldiğine işaret eden Çilingir, bu tarihin kendisine "Türküm" diyen yoksul işçiler ve Müslümanlıktan asla ödün vermeyenlerin kadınlara reva gördüğü uygulamalarıyla, kadınlar açısından da kara bir gün olduğunu vurguladı.

PONTOSLULAR KİMLİĞİ İLE YÜZLEŞİYOR

Devletin baskı, yasak ve asimilasyon politikalarından kaynaklı Pontosluları da kendi kimliklerini gizlemeye ittiğine dikkati çeken Çilingir, “Neredeyse tüm ailelerin soylarının Müslüman ve Türk olduğunu ispat etme çabaları da yüz yıl öce ve yüz yıl boyunca nasıl bir korku içinde olduklarının göstergesi değil midir” diye sordu. Ancak, son yıllarda kimlikleri ile yüzleşenlerin sayısının arttığını vurgulayan Çilingir, şunları söyledi: “Asıl korku devletin ve kendisine bir takım statükolar oluşturmuş kesimlerin korkusudur. Pontos’un dışındaki Rum düşmanlığı Pontos’ta aynı düzeyde değildir. Binlerce yıllık kültürel ve tarihsel birikim soykırıma rağmen hala yok edilemediği için herkes açısından ‘acaba ben Rum muyum’ ‘şüphesi(!)’ hep var olmuştur. Pontos insanı, Rum kimliği ile yüzleşmenin dışında her şeyden önce yüz yıl önce bu topraklarda Hristiyan Rumların yaşadığını biliyor.”

'TÜRK TOPLUMU VİCDANIYLA YÜZLEŞMELİ'

Yunanistan’da ve Avrupa’da Pontoslu Rumların kurdukları federasyonların soykırım ile ilgili etkinlikler yaptığını anımsatan Çilingir, “Konferanslar, belgesel film çalışmaları, kitap yayınları ve değişik dillere çevrilmesi gibi faaliyetlerden oluşan bu etkinlikler bir duyarlılık yaratıyor. Fakat yeterli değil tabi. Sonuçta bu federasyonlar diasporadaki Rumlardan, yani 100 yıl önce sürgün edilmiş olan Rumların torunları. Bu konuda asıl çalışmanın daha etkili olması için bugünkü Pontos coğrafyasından yapılması gerekiyor. Ve dünya kamuoyundan daha da önemlisi bugünkü Pontos coğrafyasında ve Türk toplumun vicdanında bir yüzleşme yaşanması gerekiyor. Öte yandan özellikle muhalif kesimlerin ve tabi Kürtlerin de bu konuda seslerinin çıkması bu süreci hızlandıracaktır” diye konuştu.

KRALDAN DAHA KRALCI

Samsun Bafralı barış aktivisti Yannis Vasilis Yaylalı ise, kendisi gibi büyüklerinin de Pontos’ta doğduğunu, yedi göbek Pontos Rumu olduğunu vurguladı. Ailesinin hem korkudan hem de bölgede Rum kimliğinin "küfür" olarak algılanmasından kaynaklı kimliklerinden uzak durduğunu ifade eden Yaylalı, “Hatta o kadar uzak ki, bizlere Türk ordusu ve çetecileri tarafından öldürülen büyük babamız ve ailesini, sözde ‘Kurtuluş Savaşı’nda’ öldüğü ve cenazesinin ise getirilemediği söylendi. Kraldan daha kralcı olmak deyimi vardır ya, bizimkiler bunun ile yetinmemiş ve bizleri sözün tam manası ile kendi değerlerine sırt çevirmiş birer Türk ırkçısı olarak yetiştirdiler” diye belirtti.

YÜZLEŞMEYİ SAĞLADI

Kendisi gibi durumun farkında olmayanların kendi halkı Rumlar dahil herkesten nefret ederek büyüdüğünü söyleyen Yaylalı, bu dönüşümün ise 1994’de askerlik yaparken PKK’nin eline geçmesi ile başladığını belirtti. Böylece Kürt halkı gerçekliği ile karşılaştığını paylaşan Yaylalı, “Bu hesaplaşma daha sonra beni kendi halkımla, kendi değerlerimle yüzleşmeye taşıdı. Kürt halkına karşı savaşa gitmişken, onca kötülüğü yapmışken, Kürt halkının yiğit evlatları insan olabilmem için bana bir şans daha verdi. Pontos'daki Rum halk gerçeği ile yüzleştiğimde ise bu inkar, katliam ve soykırım sisteminin temelinde, halkların kanı ve mezarsız canların olduğunu gördüm” dedi.

'ÖLÜMCÜL' SALDIRI: 19 MAYIS

Gayri Müslim halklara yönelik soykırımın üç aşamada gerçekleştiğini kaydeden Yaylalı, ilk iki aşamanın Osmanlı döneminde II. Abdülhamit ve İttihat Terakki döneminde olduğunu belirtti. Yaylalı, "Ölümcül" saldırının ise, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıkmasıyla başladığını vurguladı. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının tüm imkanlarını Pontos Rumlarının soykırımını tamamlamak için seferber ettiğini söyleyen Yaylalı, “Böylece Pontos Rumları ile birlikte üç aşamada gerçekleşen gayr-ı Müslim halkların imhası tamamlandı. Bu yüzden 19 Mayıs 1919 günü temsili olarak yaşadığımız soykırımı anma günü olarak görülür” diye ifade etti.

HALKLARIN MÜCADELESİ İVME KAZANDI

Kürt mücadelesinin getirdiği ivme ile halkların kendisini toparlama sürecine girdiğini ifade eden Yaylalı, Karadeniz bölgesinde Hemşin, Laz ve Gürcü halkından sonra kendilerinin de ayağa kalmaya çalıştıklarını belirtti. 2016 yılında Ankara’da soykırım konferansı düzenlediklerini hatırlatan Yaylalı, “Yüzyıl sonra soykırımı yürüten merkezde Pontos'un, Pontuslu Rumların hala burada oldukları mesajını verdik. Bu üç kesimin dikkatini çekti. Birincisi Pontoslu Rum gençlerin, ikincisi Sol, sosyalist, muhalif güçlerin ve tabi devletin de dikkatinden kaçmadı. İlk iki kesimden çok olumlu tepkiler aldığımızı söyleyebilirim. Devlette özellikle önde koşturan bizlere karşı birçok soruşturma başlattı. Tutuklanmama neden olan davalardan biri de Pontos Soykırımı ile yaptığım paylaşımlardı” ifadelerini kullandı.

‘RÖNESANSIMIZI YAŞIYORUZ’

"Yüzyıl sonra tekrar Rönesans’ımızı yaşar gibiydik” diyen Yaylalı, bu dönemden sonra Pontos Rumlarına yönelik soykırımı anlatan birçok kitabın yazıldığını ya da Türkçeye çevrildiğinin altını çizdi. Başta Yunanistan olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde konferanslar düzenlendiğini de ekleyen Yaylalı, “Elbette bu daha başlangıç, diğer halklar gibi Pontos'da ve Türkiye'de kurumsallaşmış bir örgütlülüğümüz yok ama bu çalışmalar ileride onu da getirecektir. Halkımız, mücadelemizle birlikte halkların ağzında 'küfür' olmaktan çıkıp, kendi dilimizde kardeşliğin haykırıldığı sloganlara dönecektir. Nerede olursak olalım, yüzümüz hep Pontos'a dönük olacaktır. Mücadelemize gençlerin ilgisi şimdiden çok arttı, mücadele devam ettikçe sistemin 600 yıllık inkar ve asimilasyonu karton gibi yırtılıp atılacaktır” diye konuştu.

YÜZLEŞMEKTEN KORKULUYOR

Türkiye’de sol muhalefetin hala Pontoslu Rumların soykırımı ile yüzleşmekte sorun yaşadığını da sözlerine ekleyen Yaylalı, “Bir şeyi açıkça belirtmem gerekir, çünkü bu Kürt halkına karşı benim bir borcumdur. Geçtiğimiz 19 Mayıs’ta modern Genç Osmanlıcılar, İttihatçılar ve Kemalistlerin Samsun'a çıkarma yapmasına ilişkin Pervin Buldan şahsında HDP'nin 'bizde orada olmalıydık' sitemi biz Pontos Rumlarını oldukça üzmüştür. Yine, benzer şekilde Sol Partili Alper Taş’ın 23 Nisan ve 19 Mayıs kutlamaları bizleri çok üzmüştür” dedi.

“19 Mayısı ya bayram olarak kutlarsın, ya da anma olarak” diyen Yaylalı, şöyle devam etti: “Yani, ya inkarcı, talancı, soykırımcılar ile yan yana olursunuz ya da soykırıma uğratılmış halklar ile yan yana olursunuz. Kürt halkı ve iradesi bana insanlığımı kazandırdı. O yüzden başka türlü düşünüp başka türlü konuşamam. Soykırımcılar sizi hedef tahtasına koyduğunda, kimseyi ayırt etmiyorlar, herkesi bir arada yok edip gidiyorlar. Tarihimiz o kadar açık ki, resmi ideolojinin materyalleri dışında da çok değerli çalışmalar vermeye başladık. Lütfen o acı deneyimleri okuyalım ve bu deneyimleri halklar ile paylaşalım ki tekrar benzer durumları yaşamayalım."
http://mezopotamyaajansi22.com/tum-haberlecontent/view/97099
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


Küçük Yavrucağın Koca Göğüslü Kadına Şaşıp Kalması (Şaşıp Kalma) O 50 Yaşında Ancak 20 Görünüyor, Gençlik Sırrı Bu Doğal Maddede DIE YOUNG  Bölüm 10 Genç Dul Bayanlar Koca Arıyor ÇOK ÖZEL video Seksi Kız Çok Güzel Oynuyor. HD DIE YOUNG  AGA BENİ SALIN ARTIK  Bölüm 20 Genç Kalma Sırlarım

Çocuk yapmak için en uygun pozisyonlar hangileri? - Metrosfer

  1. Küçük Yavrucağın Koca Göğüslü Kadına Şaşıp Kalması (Şaşıp Kalma)
  2. O 50 Yaşında Ancak 20 Görünüyor, Gençlik Sırrı Bu Doğal Maddede
  3. DIE YOUNG Bölüm 10
  4. Genç Dul Bayanlar Koca Arıyor ÇOK ÖZEL video
  5. Seksi Kız Çok Güzel Oynuyor. HD
  6. DIE YOUNG AGA BENİ SALIN ARTIK Bölüm 20
  7. Genç Kalma Sırlarım

Akdeniz'de gizemli bir adada tutsak edilen bir çok genç. Sadece çeviklikleri ve hayatta kalma istekleri var. Bazıları diğerleri kadar şanslı değil fakat şanslı olanlar kaçmayı ... Türkiye ve suriyeli Evlenmiş ayrılmış dul kadınlar koca arıyor dul bayanlardan biri ile anında t... Skip navigation ... Genç Dul Bayanlar Koca Arıyor ÇOK ÖZEL video Kaan Kara. Loading... FULL MATCH - Braun Strowman vs. Bobby Lashley - Last Man Standing Match: WWE Extreme Rules 2019 - Duration: 22:04. WWE Recommended for you. New Bunları yaparken çok eğleniyorum ve bir çok komik anlar eğlenceli anlar yaşıyorum. Sizde aileye katılın ne duruyorsunuz abone olun ! İZLENDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM ... Akdeniz'de gizemli bir adada tutsak edilen bir çok genç. Sadece çeviklikleri ve hayatta kalma istekleri var. Bazıları diğerleri kadar şanslı değil fakat şanslı olanlar kaçmayı ... O 50 Yaşında Ancak 20 Görünüyor, Gençlik Sırrı Bu Doğal Maddede .. Duymayan Kalmasın ! .. Asyalı kadınlar hep oldukları yaştan daha genç görünürler. 40 50 yaşlarında asyalı ... 'Pahalı kremler mi kullanıyorsun yoksa hangi gıdalar tüketiyorsun, hangi egzersizler en çok yapıyorsun? Yaşını hiç göstermiyorsun ki, bizde 10 sene sonra sen...